Çarşamba, Temmuz 6, 2022

Lübnan’da Pim Kimin Elinde?

4 Ağustos 2020 tarihinde 200’den fazla kişinin yaşamını yitirdiği Beyrut Liman patlaması ve zaiyatının görüldüğü davada, soruşturma hakimi Tarık Bitar’ın patlamadan sorumlu olarak işaret ettiği Hizbullah ve Hizbullah destekçisi Şii partilerin hedef alındığı süreçte parlamento içindeki pek çok parti Bitar’ın siyasi hedefleri olması vesilesiyle davayı hakkıyla yürütmediğini belirtmiş ve davadan alınması talebinde bulunmuştu. Lakin bu talep Lübnan Temyiz Mahkemesi’nce ikinci defa reddedildi. Bunun üzerine Hizbullah taraftarları ve Emel Hareketi mensupları mahkeme kararını protesto etmek adına Beyrut Adalet Sarayı önüne doğru yürüyüşe geçti. 14 Ekim Perşembe günü eyleme geçen kitleye ABD desteği ile faaliyetlerini yürüten 14 Mart Bloku’ndan, liberal muhafazakar sağ parti Lübnan Kuvvetleri’nin ateş açarak müdahale etmesi üzerine kitleden 5 kişi yaşamını yitirdi. Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah saldırının, “Lübnan’ı iç savaşa sürüklemeye çalışan bir oyun” olduğunu aktardı ve Emel Hareketi ile birlikte halkı sükunetini korumaya çağırdı.

Lübnan Siyasetinde Taraflar

ABD’nin Ortadoğu siyasetine yön verdiği politik zeminde yer alan 14 Mart Bloku’ndan Müstakbel Hareketi’nin uzun yıllar söz sahibi olduğu Lübnan parlamentosunda, son seçimlerde karşıt 8 Mart Bloku’ndan Hür Vatansever Hareketi’nden 29 sandalye ile Mişel Aoun’un cumhurbaşkanı olmasıyla dengeler değişti. 8 Mart Bloku’nda Şii Hizbullah, Şii Emel Hareketi, Dürzi Demokrat Parti, Ermeni Devrimci Federasyonu, Alevi Demokratik Arap Partisi gibi partiler bulunuyor. Bu iki blok dışında bağımsız partilerin de parlamentoda yer aldığı Lübnan siyaseti sadece iki taraf olarak anlaşılabilecek kadar şeffaf bir siyasete sahip değil.

ABD-Hizbullah-Lübnan

Parlamento’da Emel-Hizbullah dengesi ve taraf olan partilerin sandalye çokluğunu oluşturduğu Lübnan siyasetinde Hizbullah merkezde olsa da, Lübnan’ın iç işleyişine tam anlamıyla müdahalede bulunuyor denemez. İran’ı da arkasına alarak Lübnan’a büyük ekonomik ve askeri destek veren Hizbullah, bölgedeki en güçlü siyasi ve askeri aktörlerden biri olsa da bugüne kadar denge siyaseti izlemeyi elden bırakmadı. Bu doğrultuda, ülke içinde meydana gelebilecek bölünmelerin olası bir dünya savaşını bile tetikleyebileceğini göz önünde tutarak temkinli siyaset yürüttü. Hasan Nasrallah’ın son açıklamalarından hareketle, katliamı üstlenen Lübnan Kuvvetleri ile bu anlayış çerçevesinde hesaplaşılacağı belirtildi. Hizbullah Lübnan Meclis Grup Başkanı Muhammed Raad “Halk yolsuzluklarla mücadele ederken dahi bunu fırsat bilerek, ‘Hizbullah teröristtir’, ‘Lübnan’da İran işgali istemiyoruz’ sloganları ile protesto zeminini kaydıran bir kitle mevcut” diye anımsatarak, tarihi iç savaşlar tarihi olan Lübnan’ın bir iç savaşa sürüklenmesine müsaade edilmeyeceğini aktardı.

Henüz bu katliamın gerçekleşmesinden bir hafta evvel Hizbullah Yürütme Kurulu Başkanı Hasan Safiyeddin Lübnan’da var olan yakıt krizi ve halk tepkisine karşı İran’dan gelecek olan yakıt desteğini engellemek için yaptırım kartlarını kullanan ABD’ye Lübnan’ın bölgedeki politikalarına müdahale etmemesi uyarısında bulunmuş ve Hizbullah “Henüz Amerika’nın Lübnan’a uzanan ellerini kesmeye başlamadık ama günü geldiğinde bu savaşa da gireceğiz” diye belirtmişti. Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah ise bu hedef alınmaya dair şunları belirtti: “Lübnan tarihi boyunca karışıklık yaratmak için içeriden düşman üretmek amacıyla hedef alınmış bir ülkedir. Şimdi de hedefte Hizbullah var. İsrail’in hedefinde, ABD’nin hedefinde ve hatta şuan körfez ülkelerinin de hedefinde. Ve biz halka esas düşmanın bunu yaratmaya uğraşanlar olduğunu anlatmak istiyoruz.  …  Elimizde şehitlerimiz var, halk öldürüldü. Kanunların hemen işlemesini istiyoruz, cezalandırılmaların olmasını bekliyoruz. Bize haklısınız, bakalım ne yapabiliriz demeyin. Artık bitti, zaman tükendi. Eyleme geçeceksiniz, yapacaksınız, ilaç olacaksınız. Bugün sorumluluğumuz bir arada durmak ve düşmana istediğini böylece vermemektir.”

Lübnan’daki bu gerilimli süreçte Lübnan Kuvvetleri’nin ABD tarafından desteklenmesi, başta İsrail olmak üzere bölgedeki ABD yanlısı güçlerin Lübnan’ın iç işleyiş düzenine müdahale etmekten vazgeçmeyeceklerini gösteriyor.

KAYNAKLAR:

https://twitter.com/i/broadcasts/1OdKrBPjBvVKX (Hasan Nasrallah)

https://twitter.com/leb_now/status/1449610215658303488 (Muhammed RAAD)

http://www.interior.gov.lb/adsdetails.aspx?ida=281

Son Eklenenler