Pazartesi, Mayıs 23, 2022

Temel tüketim maddelerine zamlarla “normale” dönüldü

Geçen yılın Mart ayı başlarında Dünya Sağlık Örgütü’nün Covid-19 nedeniyle “pandemi” önlemleri alınması gerektiğini duyurmasının ardından bütün ülkelerde günlük yaşamı sınırlandırıcı uygulamalara geçilmiş ve buna da kısaca “yeni normal” denilmişti. Şimdi bu kısıtlamalar hafifletilerek, “eski” normale dönülüyor. İktidarın 1 Temmuz’da geçileceğini söylediği bu eski-yeni dönem her zaman olduğu gibi temel tüketim maddelerine zamlarla başladı.

Öncelikle, elektrik tüketim tarifelerine 1 Temmuz – 30 Eylül 2021 dönemi için yüzde 15 zam yapıldı. Doğalgazda ise Temmuz ayı için konut abonelerinin tarifesinde yüzde 12, sanayi abonelerinin tarifesinde yüzde 20 artış yapıldı. Bir süredir hayat pahalılığı ve fiyat artışları toplumun çoğunluğunu oluşturan yoksulların yaşamını zaten zorlaştırıyordu, bu zamlar üzerlerindeki yükü iyice arttıracak. Çoğunluk TÜİK’in açıkladığı fiyat artışlarını gerçekçi bulmuyor. Ama TÜİK’in verilerini kendi içinde karşılaştırdığımızda bile bu zamların ardının arkasının kesilmeyeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Aşağıdaki grafikte son bir buçuk senede tüketici fiyatlarında ve üretici fiyatlarında yaşanan artış görülüyor. Eylül 2020’den itibaren bu makas açıldı ve Mayıs’ta 22 puana yaklaştı. Bu son yılların en yüksek farkına işaret ediyor. 5 Temmuz Pazartesi açıklanacak veride daha da artması muhtemel. Bunun kısa vadede yaratacağı sonuç çok açık: Üreticiler, maliyette artışa neden olan bu zamları, kaçınılmaz olarak satış fiyatlarına yansıtacaklar. Bundan da en çok, iktidarın büyük sermaye çevrelerini kollayan ama çalışanların örgütlü hak arayışlarını bile baskı altına alan uygulamaları nedeniyle,  dar ve sabit gelirliler etkilenecek.

Eski normale dönülürken alınan bir karar da kuyum, mobilya, TV, taşıt alımlarında taksit sınırlaması getirilmesi oldu. Bu malların alımında genel olarak maksimum vadeler kısaldı. Bu uygulama bir yandan, bu malları satan esnafın eline daha kısa sürede nakit geçmesini sağlayarak dolaylı destek anlamına gelirken,  ancak taksitle alışveriş yapabilen dar gelirli kesimlerin bu mallara erişimini kısıtlıyor. Çünkü daha kısa sürede daha çok borç ödemek zorunda kalacakları için gereksinim duydukları birçok malı almaktan vazgeçecekler.

Diğer yandan ise normale dönüşle birlikte pandemi sürecinde uygulanan “işten çıkarma yasağı ve zorunlu ücretsiz izin” son buldu. Hem mevzuat hem de pratikte yarattığı durum açısından çok sorunlu bir uygulamaydı ama yerine hiçbir politika konmadan kaldırılması da arkasında belli sektörlerde işten çıkarılan ve sadaka düzeyindeki destekten bile mahrum kalan yığınlar bıraktı. Üstelik ücretsiz izne çıkarılanlar 2 gün içinde işe dönmek için başvuruda bulunmazlarsa işten ayrılmış sayılıyorlar. Kısacası büyük işletmelerin kârlarını ve devletin vergi gelirlerini arttıran zamlar bir yanda, çalışanlara ve dar gelirlilere reva görülenler diğer yanda; tam anlamıyla normale dönmüş görünüyoruz.

Son Eklenenler